Klasik Yunan Toplumu

Megaturks

 
Kurucu
Katılım
7 Tem 2020
Mesajlar
328
Tepkime puanı
11
Genel bakış
  • Yunan toplumu, ortak bir kültürü ve dini paylaşan bağımsız şehir devletlerinden oluşmaktaydı.
  • Antik Yunanlar, panhelenik oyunlar gibi geleneklerle bütünleşmişti.
  • Yunan mimarisi, dini törenlere olanak sağlamaya ve halka açık alanlar yaratmaya yönelik gelişmişti.
Bağımsız şehirler
Antik Yunanistan, yüzlerce bağımsız şehir devletinden oluşmaktaydı. Bunun nedenlerinden biri Yunanistan'ın coğrafyasıydı. Topluluklar birbirinden dağlar, tepeler ve suyla ayrılmıştı. Antik Yunanistan, birleşmiş bir ülke değil; ortak dini, dili ve bazen de bağlılık hissi olan bir topluluklar ağı gibiydi.

Ege, Girit ve Adriyatik denizlerini gösteren bir Yunan haritası. Çeşitli antik Yunan şehir devletleri canlı renklerde belirtilmiş. Harita, şehir devletlerinin çoğunu ve _İlyada_ ve _Odesa_ kitaplarındaki karakterlerin memleketi olduğu varsayılan bölgeleri gösteriyor.


Ege, Girit ve Adriyatik denizlerini gösteren bir Yunan haritası. Çeşitli antik Yunan şehir devletleri canlı renklerde belirtilmiş. Harita, şehir devletlerinin çoğunu ve İlyada ve Odesa kitaplarındaki karakterlerin memleketi olduğu varsayılan bölgeleri gösteriyor.

Harita, antik Yunan şehir devletlerinden bazılarını ve İlyada ve Odesa kitaplarındaki karakterlerin memleketi olduğu varsayılan yerleri gösteriyor. Görsel: Wikipedia(Yeni bir pencerede açılır), Creative Commons 3,0 license, Pinpin

Bu ortak kültüre rağmen, şehir devletleri arasında ilişkiler yakın değildi ve kısa süreliydi. Örneğin, Delian ve Peloponez Birlikleri tek bir güçlü şehir devletinin hakimiyeti altındaydı. Başka bir örnek ise Persler karşısında birkaç şehir devletininin birleşmesi olabilir. Ancak tüm Yunan şehir devletleri bu birliğe dahil olmadı ve tehdit azaldığında aralarındaki çatışmalar devam etti.

Yunanların Akdeniz ve Karadeniz'de kurduğu yeni sömürgeler de "ana" şehir devletini tanımalarına karşın büyük oranda bağımsızdı. Makedonya Kralı II. Philip, Yunanistan anakarasını Korinthos Birliği'nin hakimiyetine aldığında bile bireysel şehir devletleri bağımsızlıklarını büyük oranda korudu.

Yunanistan'ın coğrafyası şehir devletlerinin birleşmesini neden olanaksız kıldı?

Ortak kültür ve din

Antik Yunanlar, panhelenik oyunlar ve atletizm yarışmaları gibi geleneklerle birbirine bağlıydı. Bu yarışmalar aynı zamanda dini öneme de sahipti ve genellikle Yunan mitolojisiyle ilgiliydi. Bu oyunların en önemlisi Olimpiyat Oyunları'ydı.

Antik dönemde Olimpiyat Oyunları, yüce Yunan Tanrısı Zeus'un onuruna, kutsal Olympia kentinde dört yılda bir düzenleniyordu. Yunanistan'ın her bölgesinden katılımcı ve izleyicilerin geldiği Olimpiyat Oyunları, Antik Yunanistan'ın en önemli kültürel etkinliğiydi. Olimpiyatlar, MÖ 776 yılından MS 393 yılına kadar yapıldı ve 293 Olimpiyat art arda gerçekleşti.

Disk atıcısını resmeden çömlek işi. Disk atıcısı siyah bir arkaplana karşı kırmızı giyinmiş şekilde betimlenmiştir; dairenin içindedir.

Disk atıcısını resmeden çömlek işi. Disk atıcısı siyah bir arkaplana karşı kırmızı giyinmiş şekilde betimlenmiştir; dairenin içindedir.
Disk atıcısı, kadeh tablosu; Kleomelos Painter, Louvre Müzesi. Resim: Wikipedia

Antik Yunan dünyasında din kişiseldi, doğrudandı ve hayatın tüm alanlarında mevcuttu. İnsanlığın kökenini açıklayan efsanelere dayalıydı ve Tanrılara insan yüzü verilmişti. Kentsel alanda çok fazla tapınak vardı ve şehir festivalleri, milli spor ve sanat yarışmaları çok fazla olduğu için, din antik dönemde bir Yunan'ın kafasından hiç çıkmıyordu.

Muhtemelen Yunan toplumunda bireylerin inanç dereceleri farklıydı, bazıları şüpheci de olabilirdi. Ancak, Yunan toplumunun genelinde Tanrıların var olduğu, insan ilişkilerini etkileyebildikleri ve hürmet ve ibadet gibi davranışlara cevap verdikleri gibi bazı temel inançlar Yunan toplumunun genelinde kabul edilmeseydi, toplum olduğundan çok daha farklı işleyebilirdi.

Tapınaklar, özel günlerde dinin daha resmi bir hâl aldığı yerlerdi. Tüm Yunan topluluklarında papaz ve yardımcılarının kutsal bölgelerde ve tapınaklarda yaptığı törenlerde Tanrılara ibadet edilirdi.

Önceden kutsal bölgeler belli bir alandaki mihraptan ibaretken, zamanla bazı Tanrılar için devasa tapınaklar inşa edildi. Bu tapınaklarda genellikle onurlandırılan Tanrının heykeli olurdu. Bunların en ünlü örnekleri, Atina Parthenon Tapınağı'ndaki Athena heykeli ve Olympia'daki Zeus heykelidir.

Güneşli bir günde Atina'daki Parthenon.

Güneşli bir günde Atina'daki Parthenon. Görsel hakları: Wikimedia

Festivallerde, belli Tanrıları onurlandırmak için spor oyunları, müzik ve tiyatro (tragedya ve komedya) yarışmaları yapılırdı. Atina'da City Dionysia, Olympia, Delphi, Nemea ve Isthmia kutsal alanlarındaki Panhelenik oyunlar bunlara örnek olabilir. Etkinliklere tüm Yunanistan'dan ziyaretçiler gelirdi. Bu deneyim, modern bir spor etkinliğinden çok, hac ziyaretine benziyordu. Bu kutsal etkinlikler boyunca savaş yasaktı ve hacıların Yunanistan'ın her yerine geçiş hakkı vardı.

Polislerde yaşam

Polislerin, yani şehir devletlerinin her birinin kendi kurumları ve uygulamaları vardı ancak çoğu bazı ortak özelliklere sahipti. Polislerin çoğunda, nüfusun çoğunluğu geniş bir alana yayılmış küçük tarım topluluklarında değil, şehirde yaşıyordu. Şehrin kalbi ise genellikle bir ya da daha fazla tapınağı olan kutsal bir alandı.

MÖ yedinci yüzyıldan itibaren, şehirler genellikle surlarla korunuyordu. Sparta bunun önemli bir istisnasıydı. Aynı zamanda ortak bir alan olan agora, sivil ve ticari faaliyetler için inşa edilmişti. MÖ 5. yüzyıldan itibaren, özellikle de yeni kurulan koloniler olmak üzere birçok polis, şehir planlaması yapmaya başladı. Özel, kamusal ve dini faaliyetler için özel alanlar ayrılıyordu. Birçok poliste, halkın siyaset ya da eğlence amaçlı toplanması için tiyatro ve spor salonu gibi alanlar ayrılmıştı.

Yunan toplumunda erkekler en güçlü gruptu. Ancak kadınlar, çocuklar, köleler, serbest bırakılmış insanlar, işçiler ve yabancılar gibi farklı sosyal gruplar toplam polis nüfusunun %90'ını oluşturabiliyordu. Toplumun uyum içinde kendini sürdürebilmesi için, bu grupların tümünün polise dahil edilmesi gerekiyordu.

Bunu yapmanın bir yolu da, polisi diğerlerinden ayıracak bir sosyal kimlik oluşturarak dayanışma hissi yaratmaktı. Bu kimlik birçok şekilde oluşturulabilirdi. İnsanların sosyalleşip iletişim kurabileceği toplumsal bir alan olan agorayı inşa etmek buna bir örnek olabilir. Polisler, yılın belli zamanlarında, kendilerine özel ve genellikle dini nitelikte festivaller ve kutlamalar yapılıyordu. Bunlar, polislerin eşsiz, efsanevi, kurucu ve koruyucu bir Tanrısı olduğu fikrini kuvvetlendirdi.

Yunan şehir devletlerinin ortak özelliklerinden bazıları nelerdi?